Bahçeşehir Üniversitesi Hukukta ve Cezada Sahtecilik Sempozyumu
08 mayıs 2015 günü istanbul Bahçeşehir Üniversitesinde Hukuk Fakültesi Dekanlığının ve, Medeni Usul Hukuku ve İcra İflas Hukuku Ana bilim dalı başkanı ,Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin Emekli Üyesi Prof. Dr. Sayın Adnan Deynekli ‘nin önderliğinde gerçekleştirilen ;
” Hukukta ve Cezada SAHTECİLİK ” Konulu SEMPOZYUM ‘a Katılımlar ve bildiri sunan konferansçılar ile katılımda değerli görüş ve soruları ile sempozyuma enerji katarak , Hukuk Yargılaması itibariyle , SAHTELİK iddialı , Menfi Tespit Davaları ve Haksız takibe uğradığını beyan ederek örnek 10 nolu ödeme emrine karşın Takibe karşın İcra Hukuk Mahkemelerinde açılan Davalarda ;
Mağdur oldukları iddiasıyla , Aleyhlerine kötü niyetli eylem sahiplerince başlatılmış olan takiplerin İptali ve Öncelikle de Takiplerin TEDBİR yolu ile Durdurulması taleplerine karşın Mahkemelerin kararları ve İlgili olarak da ;
Genel Mahkemelerde açılan SAHTELİK iddialı Menfi Tespit davalarını gören Geniş Yetkili Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin ve ;
İcra Hukuk Mahkemelerinde açılan Sahtelik İddiası ile takibe İtiraz ve takibin İptali talepli Davaları İİK yasası ve Takip Hukuku açısından görmeye yetkili İcra Hukuk Mahkemelerinin ;
Öncelikle TEDBİR taleplerinin değerlendirilmesinde Kararları itibariyle , Mağdur Davacılar İtirazcıların zorluklarının da gözetiminde olarak ;
Öncelikle TEDBİR taleplerinin değerlendirilmesinde Kararları itibariyle , Mağdur Davacılar İtirazcıların zorluklarının da gözetiminde olarak ;
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2011 yılında yürürlüğe giren 6100 sayılı H.M.K. 209/1.maddesi açılımlı ve bu açılım ile gelişen ve süreklilik arz eden İçtihatlarının ve bu açılımın yanında olarak da ;
Yargıtay 12 Hukuk Dairesinin 2013 yılında oluşan ve gelişen İçtihatları itibariyle olan oturmuş görüşlerinin , 2014 yılı mart ayında verilen bir karar ve devamı itibariyle kararlar açınımı ile değişmişliğinin de nedenleri ve hukuk açısından gözlem zaruretlerinin ve kararların İlgi Dairece yeniden gözden geçirilmesinin gerekliliklerinin de önemle tartışıldığı , konusunda uzman öğretim üyesi ve Yüksek Yargıçların karşılıklı Değerlendirmelerinin yer aldığı çok faydalı görüş ve tespitlerin altının çizildiği Sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçen ve önderlik yapanlara Metodoloji.net sitemiz itibariyle teşekkürlerimizi , sitemizi takip edenler ve Değerli Hukukçu meslektaşlarımız adına duyurmak isteriz.
Bahçeşehir Üniversitesindeki ” Hukukta ve Cezada SAHTECİLİK ” başlıklı SEMPOZYUM ‘a , Öncelikle , Yargılamaya yön veren ve Yasaların yorumu ile Hukukun İşlerliğini ve Maddi gerçeğe gidilmede Adaletin özeni ve hızlandırılmasının öneminin sahibi konumuyla , Yüksek Yargıtayımızın Başkan ve Üyeleri ile gerek konferansçı ve gerekse de ilgi ve takiplerini esirgemeyen katılımları itibariyle Yargıtayın çeşitli ve ilgili Dairelerinden üyelerimize de öncelikli teşekkürlerimizi de arz etmek bir borçtur.
Yargıtayımızın birinci Başkanı Sayın İsmail Rüştü CİRİT ‘in yoğun çalışmaları nedeniyle katılamadığı Sempozyuma , birinci oturum itibariyle Başkanlık yapan , Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı ve Yargıtay Birinci Başkan vekili Sayın Seyit ÇAVDAR ;
Uzun yıllar Yargıtay üyeliklerindeki engin bilgileri ve Özellikle de , en Başkanı olduğu Yargıtay 19.Hukuk Dairemizin de , Hukuk Yargılaması açısından SAHTELİK iddialı MENFİ TESPİT Davalarında Yargılama sürecinde ve Haksız Takiplerin Durdurulmasına yönelik TEDBİR taleplerinde Yerel Mahkemelerin kararlarının değerlendirilmesinde Yüksek Yargıdaki ilgili Daire olarak görüşlerinin ve 2011 yılından itibaren 6100 sayılı HMK 209.madde uygulaması açısından dairenin devam eden isabetli açılım içeren gelişen İçtihatlarının devamlılığının önemi yanında , Başkanı olduğu Hukuk Genel Kurulu çalışmaları itibariyle , gelişen içtihatların değerlendirilmesinde Genel Kurul Bakışlarının , içtihat birliği hususundaki irdelemelerini tebliğinde sunmuştur.
Birinci oturumda ki tebliğler içinde olarak ;
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesinden değerli Öğretim Üyesi ;Doç. Dr. Sıtkı Anlam ALTAY
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesinden değerli Öğretim Üyesi ;Doç. Dr. Sıtkı Anlam ALTAY
“Kambiyo senetlerinde Sahtecilik ve Tahrifat ” konularında ;
Bahçeşehir Hukuk Fakültesinden Yard.Doç.Dr. Ayşe Şahin ‘in sunumlarından sonra ;
YARGITAY 12.HUKUK DAİRE ‘sinin Değerli Üyesi ve Uzun yıllardır dairedeki engin bilgileri ve İİK yasası değişikliklerinde ki çalışmaları ile de bilinen ;
Sayın Ayhan DOĞAN , yüksek tecrübelerinin değerlemeleri ile , Sahtelik İddialarının Takipte itiraz konusu yapılmasındaki , dar yetkili İcra Hukuk Mahkemelerinin yargılama süreçlerindeki sorunların yanında , Takibin Durdurulmasına yönelik TEDBİR taleplerinin irdelemelerini işlediği sunumunda ;
2011 yılında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK 209/1.maddesi açılımlı olarak öncelikle , Yargıtay yüksek 19.Hukuk Dairesinin geliştirdiği madde açılımlı İçtihatlardaki bakışın , Takip Hukuku içinde kalarak yargılamasını sürdürecek olan İcra Hukuk Mahkemesinin de , İmza inkarı dışındaki Senetteki yazılı unsurlara ilişkin SAHTELİK iddiaları itibariyle ;
İmza inkarının incelenmesinde özel yasa olan İİK 170.madde gerekleri ile hareketin yasal zorunluluk olduğunun ve fakat İİK da işlenmeyen Diğer senet hususlarına ilişkin Sahtelik incelenmesinde , genel yasa olsa da ,HMK da inceleme kriterlerinin belirlendiği üzere HMK 209/.madde açılımı ile hareket edileceği yönündeki, Sahtelik İddiasının , resen gözetimli yüklem ile incelemeyi yapan hakimce durdurulmasının gereği olarak bakılan tarzdaki oturmuş Daire görüşlerinin ;
2014 yılı başlarındaki içtihat değerlemeleri ile değişmesinin hukuksal bakış nedenlerinin sebepleri üzerinde durmuştur.
2014 yılı başlarındaki içtihat değerlemeleri ile değişmesinin hukuksal bakış nedenlerinin sebepleri üzerinde durmuştur.
Sayın Daire Üyesi Ayhan DOĞAN HGK.nın 26/04/2006 tarihli ve 12-259/231 sayılı İçtihadının altını çizerek , ” İmza İnkarlarında İSPAT YÜKLEMİ ALACAKLININ (Davalının ) olduğu görüşün isabeti hususları yanında ;
Yargıtay 12.HD. 24/02/2015 tarihli 2014 / 26543 es ve 2015 / 3772 K. sayılı olan çok yeni içtihatlarının önem ve irdelemesinin yapan Sayın Üye ;
” İMZA İnkarında karşılaştırmaya esas imza örneği var ise , İnkarcının ayrıca karşılaştırmaya esas olarak alınması yönünde bir karar verilemeyeceğinin ” belirimi yönündeki içtihadın devamı ile ;
” .. alacaklıya inkar edenin iddiasının karşısında bir kanıtın var mı diye sorulması gerekliliğinin !”, yukarıda belirtikleri HGK. kararının devam eden görüşleri doğrultusunda , ispat yükleminin davalı alacaklıya ait olduğu hususunun altı bir kere daha çizilmiştir.
Yargıtay .HD.değerli üyesi Sayın Ayhan DOĞAN , anlatılarında özellikle Tedbir konularının işlenmesinde ; HD.sinin 26/06/2012 tarihli 1747 / 22466 sayılı içtihatlarındaki görüşün devamı ile
” ..Takibe itiraz ile verilmiş geçici durdurmaya dair TEDBİR kararının , Karar KESİNLEŞİNCEYE kadar devam edeceğinin ” altı çizilmiştir.
Birinci oturum son konuşmacı olarak , Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin Emekli Üyesi ve Bahçeşehir Hukuk Fakültesinin Değerli bölüm Başkanı Sayın Prof.Dr.Adnan Deynekli sunumunda özetle ;
Medeni Usul Hukuku yönünden Sahtecilik olgusunun , Yargılama ürecindeki öncelikleri üzerinde durarak , sayılı HMK.209 /1..maddesinin , Sahtelik İddialarının incelenmesi sürecindeki gözetim öncelik ve özelliklerinin tartışılmaz zorunluk olduğundaki 19.HD.'sinin 2011 de yürürlüğe giren yeni HMK açılımları ile değerlemelerini anlatmıştır .
Birinci oturum sonunda , Sempozyuma katılan , Yeni yasamız HMK’nın hazırlanmasında değerli emek ve çabalarını takdirle andığımız , Galatasaray Üniversitesi Medeni Usul Hukuku ve İcra İflas Hukuku Ana bilim dalı başkanı , kıymetli Hocamız Prof.Dr.Sayın Hakan PEKCANITEZ konuşmacılardan Sayın HGK Başkanı Seyit ÇAVDAR ve 12.HD. üyesi Sayın Ayhan DOĞAN ve Sayın Prof.DR.Adnan DEĞNEKLİ ‘ye hitaplı olarak , sorusundaki ;
Çok önemli değerlendirmeleri ile mağdurların zora düşmesi yolundaki endişelerini dile getirerek :
Çok önemli değerlendirmeleri ile mağdurların zora düşmesi yolundaki endişelerini dile getirerek :
” Sahtelik İddiasının ileri sürüldüğü takibe İtirazlarda İcra Hukuk Mahkemelerinin , 12.HD.nin önceki HMK.209/1.Madde açılımlı kararlarının oturmuşluğu karşısında , gerek davacı asillerin ve Vekilleri Avukatların ve talep incelemelerini yapan yerel İcra Mahkemeleri Hakimlerinin de talep değerlemelerinde yerleşik Daire görüşleri doğrultusunda , TEDBİR kararlarını teminatsız olarak verirler iken ve Hüküm oluştururken ” , ;
Dairenin birdenbire Değişen HMK.209/1.Madde açılımlı görüş den dönen içtihatları ve Sahtelik İtirazlarının , İcra Mahkemesinde değil , Genel Mahkeme olan Asliye Mahkemelerinde , Menfi Tespit Davaları ile gözetilmesinin etkinleşmesine yönelik karar değişiminin getirdiği , yargılama panikleri doğrultusunda , İçtihatların yeknesaklığı devamlılık ilkelerine ve değişikliğin bir daire içi direnme gibi görülerek Genel Kurulda da tartışılmasının HMK hükümleri ile de gerekliliğinin üzerinde durmuştur. !!
Dairenin birdenbire Değişen HMK.209/1.Madde açılımlı görüş den dönen içtihatları ve Sahtelik İtirazlarının , İcra Mahkemesinde değil , Genel Mahkeme olan Asliye Mahkemelerinde , Menfi Tespit Davaları ile gözetilmesinin etkinleşmesine yönelik karar değişiminin getirdiği , yargılama panikleri doğrultusunda , İçtihatların yeknesaklığı devamlılık ilkelerine ve değişikliğin bir daire içi direnme gibi görülerek Genel Kurulda da tartışılmasının HMK hükümleri ile de gerekliliğinin üzerinde durmuştur. !!
********** Binici oturum sonu izlenimler üzerine , Sahtelik İddialı Davalar itibariyle yargılama süreçlerine yasalarımızın İİK ve Hukuk Usulüne dair olan eski 1086 sy.HMUK ve yeni hali ile 6100 sy. HMK.nın bakışının yanında Yargıtayımızın da görüşlerini özetleyen bir ara açıklamayı, değerli Hukukçularımıza sunmak isterim :
Mağdur borçlu , Savcılığa başvurmuşsa ve aynı zamanda İİK 72. madde ana kapsamlı bir menfi tespit (Yani böyle bir borcun olmadığının tespiti anlamlı SAHTELİK başlıklı !! ) davasını Genel mahkemeye de açmış ise , Yargıtay 19.HD.nin size ilettiğimiz ve sizin de bildiğiniz devam eden içtihatları ışığında olarak ;
” Mağdur olduğunu iddia eden takibe itiraz eden borçlu konumundaki DAVACI iddiası , imza dışındaki senetteki yazılı unsurlara karşı sahtelik ( Tahrifat da dahil ) iddiasında ise ve/veya imza ile birlikte senedin diğer unsurlarına dair aynı itiraz ile talep yapmış ise , bu hususların incelemesi zaten İİK 170 madde çerçevesinde yapılamayacağından , yani İİK da bu tür itirazın incelemesi düzenlenmemiş olmakla ;
Genel yasa konumlu HMK’nın 209. madde ile olaya bakılacağı yasanın getirdiği bir inceleme yapısı olduğundan , genel mahkeme HMK.209/1.madde ile bakarak , tahkikatını yürütecek ve haksız olduğu iddia edilen takibe karşın , bu yasa hükmünün getirdiği açılım ile yine takdiren ve teminatsız olarak , tedbir mahiyetli bir “Karar ” ile takibin durdurulmasına karar verebilecektir.
Menfi tespit davası ana çatısı itibariyle İİK 72 .madde ile düzenlenmiş olmakla birlikte , Böyle bir borcun olmadığı iddiasının bir ook sebebi olabilir , senedin veya borcun ödendiği,bedelsizlik , borcun eksik borç dediğimiz borçlardan olduğu gibi.. nedenler ile de dayanak bulabileceği yasanın içinde mevcuttur.
Fakat SAHTELİK iddiasının incelenmesinde , esas itibariyle olmayan bir borç kavramının anlatımı yapılmaktadır.
Eski HMUK döneminde de , İİK 72. madde ile hareket edilen Menfi Tespit davaları için “Sahtelik ” iddiasının incelenmesinde , HMUK 314.ve devamı ve 317/2.madde ile bakılması gerektiği Yargıtay 19.HD.nin yerleşik içtihatları ilede belirli idi.
Eski HMUK döneminde de , İİK 72. madde ile hareket edilen Menfi Tespit davaları için “Sahtelik ” iddiasının incelenmesinde , HMUK 314.ve devamı ve 317/2.madde ile bakılması gerektiği Yargıtay 19.HD.nin yerleşik içtihatları ilede belirli idi.
Eski HMUK 317/2..maddesinde yasa koyucu , mağduru böyle bir olayda , koruyarak , kamu düzeninden olan bir hüküm geliştirmiş ve ;
” Dava sahtelik iddiasına dayalı olup da , yargılama sırasında bilirkişi incelenmesine ve/veya tanık dinlemeye dair bir karar verilmiş ise !! ;
artık bu konuda bir karar verilinceye kadar ( kesin hükme kadar ) bu evrak hiçbir muameleye konu olamaz. ” şeklindeki yasal tavrı ile ;
İcraya başlanmamış ise icra takibine geçilemeyeceği, başlanmış olup da haciz yapılmamış ise haciz yapılamayacağı veya satışa kadar gidilemeyeceği anlamlı önlem etkinliği ile , mağduru koruyor idi.
Davacı açısından , Bu koruma içindeki hukuksal etkinlik , ayrıca bir tedbir kararı ( Teminat ile verilen tedbirleri belirtiyor)na da ihtiyaç duyulmadan , verilen ara kararının , İcra dosyasına ibrazı ile ,Kamu düzeninden hüküm ifade eden HMUK 317/2.madde gereği ile takibi durdur diyebiliyor idi.İcra müdürlüğü buna riayet etmez ise de İİK 16/2.madde ile süresiz şikayet olarak nitelenen dava talebi ile İcra Hukuk Mahkemesinden , İcra dairesinin hukuksuz ret talebinin kaldırılması istenebiliyor idi.
artık bu konuda bir karar verilinceye kadar ( kesin hükme kadar ) bu evrak hiçbir muameleye konu olamaz. ” şeklindeki yasal tavrı ile ;
İcraya başlanmamış ise icra takibine geçilemeyeceği, başlanmış olup da haciz yapılmamış ise haciz yapılamayacağı veya satışa kadar gidilemeyeceği anlamlı önlem etkinliği ile , mağduru koruyor idi.
Davacı açısından , Bu koruma içindeki hukuksal etkinlik , ayrıca bir tedbir kararı ( Teminat ile verilen tedbirleri belirtiyor)na da ihtiyaç duyulmadan , verilen ara kararının , İcra dosyasına ibrazı ile ,Kamu düzeninden hüküm ifade eden HMUK 317/2.madde gereği ile takibi durdur diyebiliyor idi.İcra müdürlüğü buna riayet etmez ise de İİK 16/2.madde ile süresiz şikayet olarak nitelenen dava talebi ile İcra Hukuk Mahkemesinden , İcra dairesinin hukuksuz ret talebinin kaldırılması istenebiliyor idi.
“” (( İİK 72.maddenin genel bakışı ile icra takibinden önce açılan davalar ile takdiren , takip konusu yapılan alacağın yüzde onbeşinden az olmamak üzere teminat ile hakim kanaati sonucu takip durdurulabileceği hususu ve Takipten sonra açılan menfi tespit davasının kural olarak takibi durdurmayacağı ve fakat , ancak , takip alacağının tümünün dosyaya yatırılması ve talep halinde , bu yatırılan paranın , dava sonucuna kadar alacaklıya ödenmesinin yine yüzde onbeş oranında bir tedbir kararı ile durdurulabileceği hususu düzenlenmiştir.
Fakat aşağıda izah edeceğimiz üzere , Yargıtay 19.HD. eski yasada olduğu gibi yeni HMK açısından da ,SAHTELİK iddiasının incelenmesinde , dava her ne kadar İİK 72.madde ile açılmış olsa da , Sahtelik olgusunda inceleme kuramlarının Hukuk Yargılamasını düzenleyen yasa( Eski HMUK yeni HMK ) olduğunu yüksek görüşleri ile ısrarla belirtmektedir.
Bu nedenle Sahtelik iddiasındaki davada , tedbir ve teminat kavramlarının İİK 72.madde açılımı ile değil , HMK 209.madde açılımı ile gözetilmesi gerektiğinin üzerinde durulmuştur.! bu hususun iyi bilinmesi gerekir. )) “”
Bu eski yasa bakışını anlatmamızın sebebi , eski yasadaki koruyuculuk bakışı ancak belirtilen bilirkişi incelemesi ve/veya tanık dinleme ara kararı safhasında , üste çıkıyor iken ;
Eski HMUK 317/2.madde bakışını yeni 6100 sayılı HMK da benimsemiş ve daha icra takibine maruz kalındığında oluşan , “Sahtelik ” iddiasının ileri sürülmeye başlandığı safhada ve genel mahkemeye de başvuru safhasında gözetimini öne almıştır.
Eski HMUK 317/2.madde bakışını yeni 6100 sayılı HMK da benimsemiş ve daha icra takibine maruz kalındığında oluşan , “Sahtelik ” iddiasının ileri sürülmeye başlandığı safhada ve genel mahkemeye de başvuru safhasında gözetimini öne almıştır.
Yeni HMK 209/1.madde açılımlı bakış ile ,sahtelik iddiasının incelenmesinde HMK hükümlerine göre hareket edileceğinin resen gözetimi yüklemini , talebin iletildiği merciye, hakime mahkemeye yapmıştır.
Bu yüklem yapısı ile de resen gözetimini sürdürecek hakim , mahkeme bu sahtelik iddiasının varlığı karşısında , artık bu evrak ile bir hareket yapılmaması perspektifini ön görerek ,daha davanın başında ,bir karar ile takibe devam edilemeyeceği hususunu görmek ve teminatsız bir tedbir mahiyetli karar ile , icrayı durdurması tarzında hareketini gerçekleştirecektir.
HMK 209.madde bakışının neden bu olduğunu eski yasadaki , yasa koyucunun mağduru korumak için bakışının devamı olup ve daha ilk talep halinde bu hususun resen gözetimi tarzında bir bakış oluşturduğunun altını çizen Yargıtay 19.HD.nin 2011 yılında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK açılımlı yerleşmiş ve devam eden içtihatlarının arkasında durmaktadır. Bu yüksek görüşteki kararlılık , mağdurun yargılamanın sürecinde korunmasına önemli bir bakış getirmiştir.
Bu ara açıklamanın , sempozyum izlemleri değerlendirmesinde faydalı olacağı üzere bilgilerinize sunumunu yaptıktan sonra
Bahceşehir Üniversitesinde gerçekleştirilen , Yüksek Yargıtayın Başkan ve Üyeleri ile katıldığı 08/05/2015 tarihli önemli ve saygı katılımın ve konuşmacıların yer aldığı SEMPOZYUM ”un
İKİNCİ OTURUM ‘da ;
Oturum Başkanı olan , Yargıtay 19.HD.sinin Değerli Başkanı Sayın Şükrü SARAÇ , SAHTECİLİK iddialı olarak , Genel Mahkemelerde açılan Menfi Tespit davalarının temyiz incelemesinin yapıldığı Daire görüşleri itibariyle , uzun yıllardır , Dairedeki üyeliği çalışmaları ile engin değerlemelerini aldığımız Sayın SARAÇ ‘ta ;
Öncelikli ve önemle HMK 209/1.madde açılımlı gelişen içtihatlarının isabetliliği ve gerekliliği üzerinde durmuş devam eden görüşlerini ve nedenlerini aktarmıştır.
İKİNCİ Oturum Konuşmacılarından , YARGITAY 11.CD.sinin Değerli üyesi Sayın Kubilay TAŞDEMİR ;
Yargıtay kararları ışığında belgelerde SAHTECİLİK SUÇU , Başlığı ile Eylemin yapısı ve Kavram üzerinde durarak , Sahtecilik olarak adlandırılan algının aslında , Sahtekarlık ve Sahtekarlar olarak algılanması gerekliliği önemi ile başlayan sunumunda ;
Sayın Üyenin 2013 yılı haziran ayında yayınlanan , RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK , yazı ve mürekkebin yaşı ve sahtecilik metotları incelemeleri başlıklı ve Ceza Yargılamasına ve bu ihtisas suçunun tanımlanmasına ve tahkikat özenlerine çok büyük katkı sağlayan ve ışık tutan eserinden alıntılar ile devam ederek ;
Bu Kitabına katkısıyla bilinen ve Mürekkep ve Yazının yaşı belirlenmesine yönelik bilimsel metodun , Türkiye de ki birinci seviyedeki ve Dünyadaki ENFSİ üyesi Beşinci bilim adamı konumuyla , Prof.Dr. Sayın Salih CENGİZ ‘in bilimsel analizlerdeki başarılarından ve Yargı unsurlarının büyük bir bilinçle incelemelerde bu tür analizlerin gereklerine önem vermeye başladığının da altını çizmiştir.
SEMPOZYUM ‘a , Bu değerli bilim adımımız ve “Sahtecilik soruşturmalarında Tahkikat Analizleri ve METODOLOJİ ” Projeksiyonlu uzmanlık çalışmalarımızda , Bilimsel Analiz Ekibimizin değerli Üyesi Prof.Dr.Sayın Salih CENGİZ de katılmıştır. Sempozyum katılımının yüksek yargı ve bilim seviyeli izleminin konuya saygınlığında hassasiyetini vurgulamaktayız.
Bahçeşehir Hukuk Fakültesinden Yard.Doç.Dr.Sinan ALTUNÇ , sunumu ile “Belgede sahtecilik suçları ile TCK hükümlerinin ” değerlemesini yapmıştır.
Yine Aynı Fakülteden Yard. Doç. Dr. Öz ŞEÇER sunumunda , Sahtecilik ile ilgili Ceza Mahkemesi Kararları ve Hukuk Mahkemesi kararlarının birbirine etkisi üzerinde durarak ;
Türk Borçlar Kanunu 74.Madde hükmü ile ; ” Hakim , zarar verenin kusurunun olup olmadığı , ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken , ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi , ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.
Aynı şekilde , ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da , hukuk hakimini bağlamaz ” kuramının belirginliğinin yanında olarak ;
HMK.nın 214/2.maddesi kuramındaki ; ” ceza mahkemesince belgeyi düzenleyen hakkında ceza verilmesine yer olmadığı ya da beraat kararı verilmiş olması , hukuk mahkemesinin belgenin sahteliğini incelemesini engellemez ! ” şeklinde hükümlerinin , Ceza ve Hukuk yargılamasının etkileşiminde belirleyici kuramlar olduğunun altını çizmiştir.
Sempozyuma düzenleyici olarak katılıp ve fakat soruları ile konferans sunucularına ve katılımcılara önemli analiz ve sentezler getiren soruları ile katkıda bulunan , Yargıtay 11.CD. dairesinin iki üyesine ve Yargıtay 17.HD.nin değerli üyesi Sayın Ali Orhan ‘a da katılım özenleri itibariyle , konudaki uzmanlık çalışmalarımızın değerlendirilmesinde yine teşekkürlerimizi bildirmeyi uygun gördük.
” SAHTECİLİK SORUŞTURMALARINDA TAHKİKAT ANALİZLERİ VE METODOLOJİ ” Uzmanlık Projeksiyonumuz perspektifi ile bakarak , SEMPOZYUM ‘un başarısını ve faydalarını paylaşmak istedik. Saygılarımızla .
Öğr.Gör.Analist Uzman- Metodolog Ahmet KARAÖZ
Yorumlar
Yorum Gönder